Tiroit hastalıkları sessiz ilerleyebiliyor. Uzmanı Dr. Aysel Mammadyarzada, uzun süren halsizlik, kilo değişimleri gibi belirtilere dikkat çekerek hayati önerilerde bulundu.
Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Aysel Mammadyarzada, tiroit hastalıklarının genellikle fark edilmeden ilerlediği uyarısında bulundu. Uzun süren halsizlik, ani kilo değişimleri ve çarpıntı gibi belirtilerin basit görülmemesi gerektiğini belirten Dr. Mammadyarzada, tiroit bezinin vücudun enerji üretimi, ısı dengesi ve organların çalışma hızını yönettiğini vurguladı. Bu bezdeki en küçük sapmanın bile tüm metabolik sistemi etkileyebileceğini ifade etti.
Tiroit hormonlarının fazla salgılanması durumunda çarpıntı, kilo kaybı, aşırı terleme ve sinirlilik gibi belirtiler ortaya çıktığını anlatan Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, bu durumun nefes darlığı, kalp sorunları ve kemik erimesine yol açabileceğini belirtti. Hormonların yetersiz salgılandığı durumlarda ise yorgunluk, üşüme, cilt kuruluğu ve kabızlık gibi şikayetlerin görüldüğünü söyledi. Bu belirtilerin sıklıkla başka hastalıklarla karıştırılması tanı sürecini geciktirebiliyor.
Halsizlik ve kilo değişiminin tek başına birçok nedene bağlı olabileceğini ancak tiroit hastalıklarında da sıkça görüldüğünü dile getiren Uzm. Dr. Mammadyarzada, bu tür şikayetlerin uzun sürmesi halinde mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Özellikle açıklanamayan kilo kaybı veya artışının altta yatan hormonal bir sorunun işareti olabileceğini ekledi. Tiroit hastalıklarının kadınlarda erkeklere oranla 5 ila 8 kat daha fazla görüldüğü bilgisi de paylaşıldı.
Tiroit hastalıklarının tanısında doğru testlerin önemine değinen Dr. Mammadyarzada, tarama amacıyla TSH testinin genellikle yeterli olduğunu belirtti. Belirti varsa TSH ile birlikte serbest T4 ve gerektiğinde T3 düzeylerinin de değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Tiroit bezinin az çalıştığı durumlarda metabolizmanın yavaşladığını, kalp atım hızının düştüğünü ve vücutta sıvı birikimi görülebileceğini söyledi. Fazla çalıştığında ise kalp hızının arttığını, kilo kaybı ve sinirlilik halinin ortaya çıktığını anlattı.
Tedavi edilmeyen hipotiroidinin yorgunluk, kilo artışı, depresyon, kalp ritim bozuklukları ve sıvı birikimi gibi sorunlara yol açabileceğini belirten Uzm. Dr. Mammadyarzada, hipertiroidinin ise kontrol altına alınmadığında çarpıntı, kas zayıflığı, kemik erimesi riskini artırdığını ve uzun vadede kalp yetmezliğine ilerleyebileceğini ifade etti. Tedavi edilmeyen tiroit hastalıklarının yaşam kalitesini düşürebileceği uyarısında bulundu. Belirti olmayan kişilerde 3-5 yılda bir TSH testi yapılabileceğini, risk grubundakilerde bu sürenin kısalması gerektiğini sözlerine ekledi.
Tiroit sağlığını korumak için yaşam tarzının önemine dikkat çeken Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, iyot açısından yeterli beslenme, dengeli gıda tüketimi, işlenmiş gıdalardan kaçınma, düzenli egzersiz ve sağlıklı kiloyu korumanın tiroit fonksiyonlarını desteklediğini belirtti. Stresin kontrol altına alınması, sigara ve alkol tüketiminin sınırlandırılmasının da büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.
Yorum Yap