Çocuklarda sık görülen rota virüsü, ateş ve kusma ile başlayıp ciddi sıvı kaybına yol açabiliyor. Uzmanlar, aşı ve hijyenin önemini vurguluyor.
Rota virüsü, özellikle 5 yaş altı çocuklarda en yaygın ishal nedenlerinden biridir. Zorunlu aşı takviminde yer almaması nedeniyle bazı ailelerce göz ardı edilebilen bu enfeksiyon, küçük çocuklarda ciddi sıvı kaybına yol açarak hayati risk oluşturabilir.
Medline Adana Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Şenol, rota virüsünün yalnızca ishal ile sınırlı kalmadığını, belirtiler arasında ateş, kusma ve karın ağrısının da bulunduğunu belirtti. Ailelerin bilinçli olması ve belirtiler ortaya çıktığında zaman kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurması gerektiğini vurguladı.
Uzm. Dr. Çiğdem Şenol, toplu yaşam alanlarında hızla yayılan rota virüsünün kısa sürede birden fazla çocuğu etkileyebileceğini ifade etti. Hastalığın belirtilerinin genellikle hızlıca ortaya çıktığını ve ilk olarak ateş ile kusma ile başladığını söyledi. Ardından sık tekrarlayan, sulu ve kötü kokulu ishal geliştiğini belirtti. Karın ağrısının da tabloya eşlik edebileceğini, şikayetlerin birkaç gün ile bir hafta arasında sürebileceğini ekledi.
Virüsün hasta kişilerle temas, ortak kullanılan eşyalar ve hijyen kurallarına uyulmaması sonucu kolayca bulaştığını kaydeden Şenol, kreş, okul ve hastane gibi kalabalık ortamlarda yayılım riskinin arttığını söyledi. Özellikle 4 ay ile 2 yaş arasındaki çocuklarda daha ağır seyredebilen bu enfeksiyonda en büyük riskin vücudun hızla sıvı kaybetmesi olduğunu belirtti.
Tedavide asıl amacın kaybedilen sıvı ve mineral dengesinin yeniden sağlanması olduğunu belirten Uzm. Dr. Şenol, çocuk sıvı alabiliyorsa bol su verilmesi ve uygun besinlerle desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Pirinç, patates, yoğurt, muz ve anne sütünün bu dönemde tercih edilebilecek besinler arasında yer aldığını söyledi. Gerekli durumlarda doktor önerisiyle özel sıvı destekleri kullanılabileceğini, ileri düzeyde sıvı kaybı durumlarında ise hastanede damar yoluyla sıvı verilmesinin gerekebileceğini ekledi.
Anne sütü ile beslenen bebeklerin bu enfeksiyonu genellikle daha hafif geçirdiğini ifade eden Dr. Şenol, bebeklerin mümkün olduğunca anne sütü ile beslenmeye devam etmesini önerdi. Rota virüsünden korunmada en etkili yöntemin aşı olduğunu belirtti. Aşı, belirli bir yaştan itibaren ağız yoluyla uygulandığını ve birkaç doz şeklinde tamamlandığını söyledi. Uygulamanın zamanında yapılmasının hastalığa karşı güçlü bir koruma sağladığını ifade etti.
Rota virüsü aşısının, özellikle yaşamın ilk yıllarında çocukları ağır ishal ve buna bağlı gelişebilecek ciddi sıvı kaybına karşı koruduğunu belirten Uzm. Dr. Şenol, aşı uygulandıktan sonra en yüksek koruyuculuğun ilk 2 ila 3 yıl boyunca görüldüğünü söyledi. Bu dönemin, çocukların hastalığı en ağır geçirme riskinin bulunduğu süreç olduğunu belirtti. İlerleyen yaşlarda koruyuculuk etkisi azalsa da aşılı çocukların hastalığı genellikle daha hafif belirtilerle atlattığını ekledi. Aşının temel amacının enfeksiyonu tamamen ortadan kaldırmaktan çok, hastalığın ağır seyretmesini ve tehlikeli sonuçlar doğurmasını engellemek olduğunu vurguladı.
Uzman Dr. Çiğdem Şenol, ailelerin hem hijyen kurallarına dikkat etmesi hem de koruyucu sağlık uygulamaları konusunda bilinçli hareket etmesinin rota virüsünün oluşturabileceği riskleri önemli ölçüde azalttığını kaydetti. Özellikle küçük çocuklarda görülen ishal ve kusma durumlarında vakit kaybetmeden uzman görüşü almanın, muhtemel sorunların önüne geçilmesi açısından kritik bir adım olduğunu sözlerine ekledi.
Yorum Yap