Selçuk Bayraktar, SAHA EXPO’da ‘tekno-kapitalist tahakküm’e karşı ‘Teknolojik Dayanışma İttifakı’ çağrısı yaptı. Dijital egemenlik vurgulandı.
Selçuk Bayraktar, SAHA EXPO 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nda önemli bir vizyon konuşması gerçekleştirdi. İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte Bayraktar, “tekno-kapitalist küresel tahakküm”ün bağımsızlığı tehdit ettiğini belirtti. Dijital egemenliğin ve insan onurunun korunması gerektiğini vurgulayarak “Teknolojik Dayanışma İttifakı” kurulması çağrısında bulundu.
Bayraktar, yaklaşık 30 yıl önce internetin sınırları kaldıracağı, bilginin serbest dolaşımının dünyayı eşitleyeceği ve sivil teknolojilerin küresel barışı getireceği ütopyasının satıldığını hatırlattı. Ancak günümüzde bağımsızlığı tehdit eden asıl unsurun, tedarik zincirlerine, veri merkezlerine ve doğrudan cihazlara sızan bu teknolojik tahakküm olduğunu ifade etti.
Sosyal medya ve video platformlarının temel algoritmalarının kullanıcıları ekranda tutmak için öfke, hedonizm ve korku temelli içerikleri optimize ettiğini dile getirdi. Bu durumun milyarlarca insanı uyuşturucu gibi müptela kılan gönüllü bir esaret sistemi oluşturduğunu aktardı.
İnsan ile makine arasındaki çizginin giderek bulanıklaştığını belirten Bayraktar, insanların hızla makineleştiği karanlık bir çağa doğru ilerlendiği uyarısında bulundu. Ruhsuz rasyonalizmin ve materyalizmin tahakkümü altında olunduğunu, makinelerin ve makine insanların istilasıyla karşı karşıya kalındığını söyledi.
Merhameti olmayanın elindeki teknolojinin ancak bir imha aracına dönüşebileceğini vurgulayan Bayraktar, insanın yaratılmışların en şereflisi kılan ilahi ruhu ve derin hissiyatı korumak gerektiğini ifade etti. Medeniyetimizin gönül medeniyeti olduğunu hatırlattı.
Sivil teknoloji ürünlerinin tümüyle birer silaha dönüştürüldüğünü aktaran Bayraktar, bedeli ödenerek alınan akıllı telefonların, saatlerin ve iletişim ağlarının insanlığı bir örümcek ağına hapsettiğini belirtti. Bu durumun insanı iliklerine kadar sömüren bir canavarın ağına düşürmekle eşdeğer olduğunu dile getirdi.
Yakın zamanda yaşanan terör eylemlerinde, tedarik zincirine sızdırılan bombalarla telefonların, akıllı saatlerin ve hatta kulaklıkların dahi insanları katletmek için silaha dönüştürülebildiğini örnek gösterdi. Dev teknoloji tekellerinin dünyayı adeta “tekno-feodalist beylikler” gibi yönetmek istediğini ifade etti.
Bayraktar, bu kibirli ve karanlık manifestoların karşısına, adaleti, merhameti, ahlakı ve insan onurunu merkeze alan kendi yol haritasının konulması gerektiğini vurguladı. İnsanlığın bir veri kaynağından çok daha fazlası olduğunu belirtti.
Yapay zekanın büyük veri oburluğu ve devasa işlem gücü gerektirdiğini söyleyen Bayraktar, küresel devlerin orantısız güç elde ettiğini kaydetti. Türkiye gibi ülkelerin ve dost ulusların bu tekellerle rekabet edebilmesi için paradigma dönüşümü oluşturarak yepyeni bir kırılım yakalaması gerektiğini belirtti.
Geleneksel yöntemler yerine akıl ve strateji kullanılarak orantısız gücün yenilebileceğini ifade eden Bayraktar, İHA ve SİHA serüveninde olduğu gibi geleceğe odaklanılması gerektiğini dile getirdi. Başkalarının belirlediği kuralları takip etmek yerine kendi yol haritasını çizme çağrısı yaptı.
Kendi açık kaynaklı, şeffaf ve denetlenebilir yazılım, donanım ve teknoloji ekosisteminin kurulması gerektiğini vurgulayan Bayraktar, mümkünse ekosistemin her bir unsurunun bağımsızca geliştirilebilmesi gerektiğini belirtti. Bu yaklaşımın insanlığın bilimsel birikimi üzerine inşa edilmesi gerektiğini ekledi.
Dışarıdan temin edilen sistemlerde dahi, özellikle altyapı yazılımları ve donanımları söz konusu olduğunda açık kaynaklı yazılım modelinin şart koşulması gerektiğini ifade etti. Açık kaynağın veri mahremiyeti, güvenliği ve dijital egemenlik için vazgeçilmez bir unsur olduğunu vurguladı.
Yaklaşan kuantum çağı tehditlerine karşı kalkanların bugünden örülmesi, iletişim ağlarının kuantum dirençli şifreleme algoritmalarıyla donatılarak otonom ve milli mimariler inşa edilmesi gerektiğini söyledi. Verilerin tekelleşmesine ve tek elde toplanmasına asla izin verilmemesi gerektiğini belirtti.
Verileri küresel dev tekellerin sunucularına teslim etmek yerine federe öğrenme mimarilerinin hayata geçirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Bu sayede verilerin hastanelerde, kendi kurumlarda ve sınırlar içinde kalırken, algoritmaların dağıtık ağlarda mahremiyeti bozmadan öğrenebileceğini dile getirdi.
Bayraktar, yapay zekadan ileri çip teknolojilerine, kuantum bilgi işlemden robotik otomasyona uzanan bu yolda, devasa, merkezcil bir bulut yapısına ihtiyaç duymadan, doğrudan cihaz üzerinde çalışan uç bilişim modellerinin geliştirilmesi gerektiğini belirtti.
Geliştirilen yüksek teknolojinin dost, kardeş ve mazlum halklarla paylaşılması gerektiğini vurgulayarak “Teknolojik Dayanışma İttifakı” kurulması çağrısını yineledi. Bu birleşmenin sadece kağıt üzerinde bir ittifak değil, derin bir zihniyet devrimi olması gerektiğini ifade etti.
Milli Teknoloji Hamlesi vizyonunun bu devrimi bir hayat biçimine dönüştürdüğünü aktaran Bayraktar, bu vizyonu gerçekleştirebilmek için en önemli unsurun genç nesiller olduğunu söyledi. TEKNOFEST’lerin bu kuşağı yetiştirdiğini belirtti.
TEKNOFEST kuşağının sadece teknoloji geliştiren değil, kendi göbeğini kendi kesen, zihinsel prangaları parçalamış asil bir hürriyet kuşağı olduğunu dile getirdi. Bu kuşağın yaptığı her işle küresel örümcek ağının tellerini kopardığını ifade etti.
SAHA EXPO fuarında sergilenen yeni nesil yapay zeka sistemleri, otonom sürüler ve dünya harp doktrinini yeniden yazan çalışmaların son 8 yılda yetişen TEKNOFEST kuşağının imzası taşıdığını kaydetti. Bu eserlerin hür ve özgün varoluşun perçinlenmiş mühürleri olduğunu vurguladı.
Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Selçuk Bayraktar’a günün anısına minyatür bir çalışma takdim etti.
Hediye takdiminin ardından Haluk Görgün, ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik ile AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz’ün de aralarında bulunduğu protokol üyeleri toplu fotoğraf çekimi gerçekleştirdi.
Yorum Yap