Paris’e giden bir yolcunun elinde aslında iki ayrı zaman çizelgesi vardır. Biri uçuşun çizelgesidir ve dakikası bellidir. Diğeri otelin çizelgesidir, odaya giriş ve odadan çıkış saatlerinden oluşur ve sizin uçuş saatinize göre kurulmaz. Seyahatin ilk ve son günündeki yorgunluğun büyük bölümü bu iki çizelgenin birbirini tutmamasından çıkar. Rezervasyon aşamasında iki saati yan yana koymak, sonradan…
Paris’e giden bir yolcunun elinde aslında iki ayrı zaman çizelgesi vardır. Biri uçuşun çizelgesidir ve dakikası bellidir. Diğeri otelin çizelgesidir, odaya giriş ve odadan çıkış saatlerinden oluşur ve sizin uçuş saatinize göre kurulmaz. Seyahatin ilk ve son günündeki yorgunluğun büyük bölümü bu iki çizelgenin birbirini tutmamasından çıkar. Rezervasyon aşamasında iki saati yan yana koymak, sonradan havalimanında veya otel lobisinde çözülmeye çalışılan bir sorunu baştan ortadan kaldırır.
Otel rezervasyonunun birimi gün değil gecedir. Konaklamanız, giriş yaptığınız günden çıkış yaptığınız güne kadar geçen geceler üzerinden sayılır. Uçuş biletinin birimi ise kalkış ve iniş anıdır. Bu fark en çok gece yarısını geçen varışlarda sorun çıkarır.
Uçağınız gece yarısından sonra, örneğin saat 00:40’ta iniyorsa takvimde artık ertesi gün başlamıştır. Otelde ihtiyacınız olan gece ise bir önceki güne yazılan gecedir. Rezervasyonu iniş tarihine göre yaparsanız o gece için henüz rezervasyonunuz yok demektir ve otelde sizi bekleyen bir oda bulunmaz. Doğru kurgu, giriş tarihini uçağın kalktığı günün gecesine yazmaktır.
Yaygın uygulamada odaya giriş öğleden sonra bir saatte, odadan çıkış ise öğleden önce bir saatte olur. Otellerin çoğunda giriş 14:00 ile 15:00 arasına, çıkış 11:00 ile 12:00 arasına denk gelir. Bu saatler otelden otele değişir ve sizin için bağlayıcı olan, rezervasyon onayınızda yazan saattir. İki uçtaki bu saatler seyahatin başında ve sonunda iki boşluk yaratır: varış günü odanın henüz hazır olmadığı saatler ve çıkış günü odadan çıktıktan sonra uçuşa kadar geçen saatler. Planlamanın gerçek konusu bu iki boşluktur.
Bilet üzerindeki iniş saati, otelin kapısında olacağınız saat değildir. Aradaki farkı üç kalem doldurur: uçaktan inip pasaport ve bagaj işlemlerini tamamlama süresi, havalimanından otele yol süresi ve otelde resepsiyon işlemleri.
Bu kalemlerden yalnızca yol süresi önceden makul biçimde kestirilebilir. Charles de Gaulle Havalimanı ile Paris şehir merkezi arası 35 km ve olağan koşullarda yaklaşık 45 dakikadır, trafiğe göre bu süre uzayabilir. Otel Disneyland çevresindeyse aynı havalimanına olan mesafe 42 km olduğu için şehir merkezi hesabını aynen kullanamazsınız. Orly Havalimanına inen bir yolcunun yol ayağı da farklıdır. Pasaport ve bagaj süresi günün saatine, aynı anda inen uçak sayısına ve bagajınızın olup olmamasına göre değişir, bu yüzden onu sabit bir sayı olarak plana yazmak yerine geniş bir pay bırakmak daha güvenlidir.
Bir ayrıntı sık atlanır: bilette gördüğünüz iniş saati Paris yerel saatidir, Türkiye saati değil. Türkiye ile Fransa arasında saat farkı vardır ve bu fark yılın dönemine göre değişir. Otel giriş saatini kafanızdan Türkiye saatine çevirerek hesaplamak yerine bütün planı bilet üzerindeki yerel saatler üzerinden kurmak, bu karışıklığı tamamen ortadan kaldırır.
|
İniş saati (Paris yerel saati) |
Otelde muhtemel durum |
Varış günü için plan |
|---|---|---|
|
06:00 – 10:00 |
Giriş saatine birkaç saat var, oda büyük olasılıkla hazır değil |
Bagajı otelde bırakıp ilk yarım günü otel dışında geçirmek |
|
10:00 – 13:00 |
Giriş saatine yakın, kısa bir bekleme çıkabilir |
Otele geçip yakın çevrede yemek arası vermek |
|
13:00 – 17:00 |
Giriş saatiyle örtüşür, bekleme ihtimali düşük |
Doğrudan otele geçmek, günün kalanını programa ayırmak |
|
17:00 – 22:00 |
Oda hazır, ancak yol süresi gün ortasına göre uzayabilir |
Yol için pay bırakmak, akşamı otel çevresinde planlamak |
|
22:00 sonrası |
Resepsiyon düzeni ve giriş koşulları değişebilir |
Otele tahmini varış saatini önceden bildirmek |
Erken varışta iki şey birbirine karışır: bagajı bırakmak ile odaya girmek. Otellerin büyük bölümü giriş saatinden önce gelen misafirin bagajını emanet alır, bu da günün geri kalanını elinizde valizle dolaşmadan geçirmenizi sağlar. Odaya erken girmek ise ayrı bir taleptir ve otelin o sabah odanın boşalıp hazırlanmış olmasına bağlıdır. Erken giriş bir hak değil, uygunluğa bağlı bir istektir. Rezervasyona not düşmek talebi iletir, sonucu kesinleştirmez, bu yüzden erken girişi plana kesinleşmiş gibi yazmak yanlış olur.
Boşluğun kaç saat olacağını iniş saatiniz belirler, o saatleri nerede geçireceğinizi ise otelin konumu belirler. Otelin çevresinde oturulacak, yemek yenecek veya kısa yürüyüş yapılacak bir alan varsa bekleme süresi programın bir parçasına dönüşür, yoksa aynı süre düz bekleme olarak geçer. Rezervasyondan önce otelin çevresinde ne olduğuna bakmak isteyenler için TürkCab’ın hazırladığı Paris otelleri rehberi bir başlangıç noktası sunar.
Elinizde valiz yokken şehirde geçirilecek üç dört saat, seyahatin en verimli bölümlerinden biri olabilir. Uçuş ile otel arasındaki bu aralığı ölü zaman saymak yerine ilk günün hafif bir programına ayırmak, giriş saatini beklemeyi sorun olmaktan çıkarır.
Geç varışın otel tarafındaki konusu yalnızca resepsiyonun açık olup olmadığı değildir. Rezervasyonların bir bölümünde otel, belirli bir saate kadar gelmeyen misafirin odasını serbest bırakabilir. Bu koşul rezervasyon şartlarında yazar ve otele göre değişir. Bu nedenle gece varışlarında yapılacak ilk iş, tahmini varış saatini otele önceden bildirmektir. Bildirim hem odanın tutulmasını hem de resepsiyon dışı saatlerde girişin nasıl yapılacağını netleştirir.
İkinci konu, girişin hangi geceye yazıldığıdır. Gece yarısından sonra inen bir uçuşta rezervasyonun bir gün önceden başlaması gerektiğini planın en başında çözmezseniz, gece varışında karşınıza çıkan sorun bekleme değil, odanın hiç olmamasıdır. Bu iki maddenin ikisi de uçuş biletinden değil, rezervasyon şartlarından okunur.
Çıkış günü boşluğu genellikle varış günündekinden uzundur. Odayı öğleden önce boşaltırsınız, uçağınız akşam kalkar ve arada elinizde bagajınızla yarım gün kalır. Bu yarım gün planlanırken iki hata sık yapılır: bagajı almak için otele geri dönüş ayağını hesaba katmamak ve havalimanında bulunmanız gereken saati kalkış saatiyle karıştırmak.
Geriye doğru hesap şöyle kurulur. Havayolunun bilette veya rezervasyon onayında belirttiği havalimanında bulunma süresini kalkış saatinden düşün. Üzerine yol süresini ekleyin. Bagajınız otelde emanetteyse otele dönüş ayağını da ekleyin. Geriye kalan saat, şehirde gerçekten geçirebileceğiniz süredir ve çoğu zaman tahmin edilenden kısa çıkar.
Bu hesabın en pratik kısaltması, son günü otele geri dönmeyecek biçimde kurmaktır. Bagaj otelde emanetteyse ve yolculuk otelden başlayacaksa, günün programı otel çevresinde bitecek şekilde planlanır. Bagajı yanınıza alıp günü şehrin başka bir noktasında bitirmeyi düşünüyorsanız, transferin nereden başlayacağı rezervasyon sırasında netleşmelidir. Son saate bırakılan bu ayrıntı, çözülmesi en zor olan ayrıntıdır.
Rötar veya saat değişikliği planın tamamını değil belirli parçalarını bozar. Varış tarafında kırılan parça transferin başlama saatidir, otel tarafında kırılan parça ise otele bildirdiğiniz tahmini varış saatidir. Çıkış tarafında ise kalkışın öne alınması, odadan çıkış saatiyle uçuş arasındaki boşluğu kısaltır ve son gün programını doğrudan etkiler.
Önceden rezervasyonlu transferlerde gecikmenin sonucu, hizmetin bekleme uygulamasına bağlıdır. TürkCab’ın uygulamasında uçuş rötarı nedeniyle oluşan beklemede ek ücret talep edilmez ve ücret rezervasyonda belirlenen tutar olarak sabit kalır. Bu, gecikmenin araç tarafındaki sonucunu ortadan kaldırır, otel tarafındaki sonucunu ise kaldırmaz. Uçağınız geciktiğinde odanın hazır olma saati de otelin oda tutma koşulu da değişmez. Bu yüzden rötar haberi geldiğinde önce otele, ardından transfere haber vermek daha doğru bir sıradır, çünkü otel tarafındaki koşullar genellikle daha az esnektir.
Bu maddelerin ortak noktası aynıdır. Plan, uçuşun saatinden ileriye doğru değil, otelin saatinden geriye doğru kurulduğunda tutar.
O gün aynı anda iki saat birden geçerlidir: birinci otelin çıkış saati ve ikinci otelin giriş saati. Aradaki süre çoğu zaman birkaç saattir ve bagajla geçer. Pratik çözüm, bagajı ikinci otele erkenden bırakıp aradaki saatleri otel dışında geçirmektir. İki otel birbirinden uzaktaysa geçişi günün program yoğunluğu düşük olan saatlerine denk getirmek gerekir.
Bu durumda satın aldığınız şey bir konaklama süresi değil, yatak ve duş imkanıdır. Karar, iki uçuş arasındaki sürenin uzunluğuna ve havalimanına dönüş yolunun süresine bağlıdır. Odada geçireceğiniz süre gidiş ve dönüş yol ayaklarının toplamına yaklaşıyorsa konaklamanın karşılığı hızla azalır. Bu hesabı otelin giriş çıkış saatleri üzerinden değil, gerçekten odada olacağınız saat aralığı üzerinden yapın.
Geç çıkış, erken giriş gibi otelin o günkü doluluğuna bağlı bir taleptir ve ek koşula bağlanabilir. Kesinleşmiş bir hak olarak plana yazılmaz. Uçuşunuz akşam kalkıyorsa geç çıkış talebini planın merkezine koymak yerine bagaj emaneti üzerinden kurulan bir son gün programı daha güvenlidir, çünkü bagaj emaneti geç çıkışa göre daha yaygın biçimde sağlanır.
Yorum Yap