Koro provasına ya da müzik dersine girmeden önce üç bilginin netleşmesi gerekir: sınıfta okutulacak söz metni, ezginin bağlandığı yöre ve elde bulunan kaydın repertuvar karşılığı. Aşık Veysel adıyla anılan türkülerde bu üçü çoğu zaman farklı yerlerden toplanır, çünkü metin sınıfa bir dinleme kaydından veya hafızadan gelir. Prova ortasında ortaya çıkan söz farkı da genelde buradan…
Koro provasına ya da müzik dersine girmeden önce üç bilginin netleşmesi gerekir: sınıfta okutulacak söz metni, ezginin bağlandığı yöre ve elde bulunan kaydın repertuvar karşılığı. Aşık Veysel adıyla anılan türkülerde bu üçü çoğu zaman farklı yerlerden toplanır, çünkü metin sınıfa bir dinleme kaydından veya hafızadan gelir. Prova ortasında ortaya çıkan söz farkı da genelde buradan doğar.
Türkü Dostları arşivi bu toplamayı tek sayfaya indirir. Bir türkü açıldığında Repertuvar başlığı, sözün tamamı ve yöre kaydı aynı ekranda durur. Eğitmen okutacağı metni görürken tavır kararını dayandıracağı bilgiye de ulaşmış olur.
Bu üç alan birbirinden farklı sorulara cevap verir. Biri eksik kaldığında prova kararları tahmine dönüşür ve sınıfta tartışma çıkar.
|
Alan |
Derste ve provada karşılığı |
|---|---|
|
Söz |
Okutulacak metin sabitlenir, öğrenci defterine aynı metin geçer |
|
Yöre |
Ağız, tavır ve söyleyiş kararı bölge bilgisine dayandırılır |
|
Repertuvar |
Kaydın repertuvar karşılığı görülür, nota ve künye araması daralır |
Repertuvar alanı özellikle nota arayan eğitmen için işlevlidir. Aynı ilk dizeyle anılan birden fazla kayıt olduğunda hangi ezgiden söz edildiğini bu bilgi ayırır. Türk Halk Müziği kayıtlarında derleyen, kaynak kişi ve notaya alan bilgileri de bu künye düzeninin parçasıdır; repertuvar kaydı elinizdeyken bu alanları aramak çok daha kısa sürer.
Arşiv iki ayrı arama ekseni sunar. Biri sanatçı adı, diğeri yöre. Hangisinden girildiği aynı konuyu farklı bir derse dönüştürür, bu yüzden tercih ders planından önce yapılmalıdır.
Sanatçı ekseni bir ozanın söyleyiş bütününü öne çıkarır. Öğrenci aynı ağzın farklı türkülerde nasıl tekrar ettiğini duyar, tavır çalışması bu tekrar üzerinden yürür. Yöre ekseni ise aynı bölgenin farklı ezgi tiplerini yan yana koyar; kırık hava ile uzun hava ayrımını göstermek bu düzlemde daha kolaydır.
Ders ozan geleneği üzerine kuruluysa sanatçı ekseni daha az dağıtır. Anadolu müzik coğrafyası anlatılıyorsa yöre ekseni daha verimli olur. İki ekseni aynı derste karıştırmak, öğrencide hangi ölçütle seçim yapıldığı sorusunu cevapsız bırakır.
Liste ekranından seçim yapmak repertuvar çalışmasının yalnızca ilk adımıdır. Eğitmen Aşık Veysel türküleri arasından bir eser belirledikten sonra sıra prova kararlarına gelir ve ilk soru ses sınırıdır.
Okul korosunda eser seçimi öğrencinin ses genişliğine göre yapılır. Uymayan eser ya listeden çıkarılır ya da öğrenci grubunun ses sınırına göre transpoze edilir. Bu karar söz metnine bakılarak verilemez; ezginin en pes ve en tiz sesini görmek gerekir, nota tam bu noktada devreye girer.
İkinci karar usuldür. Halk müziği repertuvarında aksak ölçüler yaygındır ve dokuz zamanlı gibi yapılar sınıfa doğrudan sayılarak öğretildiğinde kavranması zorlaşır. Ölçüyü önce ezgi üzerinde duyurup sonra saymak, prova süresini gözle görülür biçimde kısaltır.
Üçüncü karar kaynağın hangi hali olduğudur. Popüler bir kaydın düzenlemesi özgün ezginin yerine geçtiğinde sınıf aslında düzenlemeyi öğrenir. Söz metni ile nota birlikte kontrol edildiğinde bu fark provanın başında görülür, sonunda değil.
Aynı türkü, dersin türüne göre farklı bir bilgiyi öne çıkarır. Hazırlığa başlarken hangi alanın belirleyici olduğunu bilmek gereksiz arama yükünü kaldırır.
Bu sıra bir dönem boyunca aynı kaldığında öğrenci de aynı sırayı öğrenir. Repertuvar hazırlığı böylece öğretmenin tek başına yaptığı bir iş olmaktan çıkar.
Bu sorunların çoğu tek bir alışkanlıkla azalır: seçim yapılan sayfayı prova defterine yazmak. Metin bir yıl sonra tartışmaya açıldığında dönülecek somut bir yer kalır ve tartışma hafıza yarışına dönüşmez.
Repertuvar hazırlayan öğrenci sözü çoğunlukla bir video açıklamasından alır. Söz, yöre ve repertuvar bilgisini bir arada veren bir sayfaya yönlendirmek, ödevi kaynaklı hale getirmenin en kısa yoludur. Öğrenci de metnin nereden geldiğini yazmayı ancak somut bir sayfa gördüğünde öğrenir.
Arşiv 16 Nisan 2002 tarihinden beri yayında. Sayfa yapısının yıllar içinde tanıdık kalması, öğrencinin bir sonraki dönemde aynı alanları aynı yerde bulmasını kolaylaştırır. Kaynak gösterme alışkanlığı da bu tür bir tekrarla yerleşir.
Vermez. Sanatçı adına açılan sayfa bir türkü listesidir; söz, yöre ve repertuvar bilgisi buradan okunur. Yaşam öyküsü ve kayıt geçmişi bu sayfalarda aranmaz. Ders hazırlığında biyografik bilgi gerekiyorsa ayrı bir kaynak kullanmak gerekir.
Sözler türkü listeleme bölümünden, notalar Türkü Notaları ve Ezgi Notaları bölümlerinden gelir. Repertuvar çalışmasında ikisi birlikte kontrol edilir, çünkü metin doğru olsa bile ezginin ses genişliği ayrı bir karar gerektirir.
Aynı ezginin farklı sözlerle veya farklı yörelerde karşımıza çıktığı durumları gösterir. Bir metnin neden tek doğru sayılmadığını anlatmak için sınıfta somut örnek sağlar ve öğrencinin karşılaştırma yapmasına imkan verir.
Üç ölçüt çoğu durumda yeterlidir: ezginin ses genişliği, usul yapısının karmaşıklığı ve söz metninin uzunluğu. Üçünden biri gruba uymuyorsa transpoze veya kısaltma kararı prova başlamadan verilir.
Yorum Yap