Türkiye, 1986’da araç telefonlarıyla başlayan mobil iletişim serüveninde 1 Nisan’da 5G’ye geçiyor. Yeni teknoloji, internet hızını 10 kat artıracak.
Türkiye’nin mobil iletişim serüveni, 1986’da araç telefonlarıyla başlayan ve 1994’te ilk cep telefonu görüşmesiyle ivme kazanan bir tarihe sahip. Ülke, 1 Nisan itibarıyla yerli ve milli altyapılarla desteklenen 5G teknolojisine geçerek dijital yolculuğunda önemli bir kilometre taşını geride bırakacak.
5G teknolojisi, mevcut 4.5G’ye kıyasla internet hızını 10 katına çıkararak iletişim, sanayi, eğitim ve sağlık gibi pek çok alanda köklü bir dönüşümün habercisi olacak. Bu geçiş, Türkiye’nin dijital geleceği için kritik bir adım olarak öne çıkıyor.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı verilerine göre, Türkiye 1986’da 1G teknolojisiyle tanıştı. 1994’te cep telefonu görüşmesi, veri aktarımı ve SMS özelliklerini sunan 2G teknolojisi kullanıma girdi. Bu dönemde, dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile ilk cep telefonu görüşmesi yapıldı.
Sesin yanı sıra verinin de önem kazanmasıyla Türkiye, 2009’da 3G teknolojisine geçti. Ardından, 1 Nisan 2016’da mobil cihazlarda internet hızını önemli ölçüde artıran 4.5G teknolojisi devreye alındı.
Türkiye’de mobil iletişim, 32 yıllık bir sürecin ardından 1 Nisan itibarıyla 5G teknolojisine geçiş yapacak. Bu geçiş, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun katılımıyla düzenlenecek törenle duyurulacak.
5G hizmetleri, ilk sinyalin alınmasının ardından belirlenecek bir takvim dahilinde ülke genelinde kullanıma sunulacak. Bu yeni teknoloji, iletişimden sanayiye, eğitimden sağlığa ve ekonomiden toplumsal hayata kadar geniş bir yelpazede dönüşüm vaat ediyor.
Geçen yıl yapılan 5G yetkilendirme ihalesinde Turkcell, Vodafone ve Türk Telekom’un katılımıyla 3 milyar 534 milyon dolar gelir elde edildi. 5G ile mobil internet hızında yaklaşık 10 kat artış beklenirken, kesintisiz ve daha güvenilir bir haberleşme ortamı hedefleniyor.
Bu büyük dönüşümde, teknolojinin sadece tüketilmediği, aynı zamanda yerli ve milli imkanlarla üretildiği bir Türkiye vizyonu öncelikli olarak ele alınıyor. 5G yetkilendirme ihalesinde, işletmecilere yerli ve milli ürün kullanımına yönelik yükümlülükler getirildi.
Haberleşme Teknolojileri Kümelenmesi (HTK) gibi yapılar, sektörün rekabet gücünü artırmak için çalışıyor. TÜBİTAK ve UDHAM destekleriyle yürütülen projelerle 5G çekirdek şebeke, baz istasyonu ve yazılımları geliştiriliyor.
Hasdal Akıllı Yol Projesi’nde yerli 5G çekirdek şebeke ve ULAK baz istasyonları başarıyla kullanıldı. TÜRKSAT’ın uydu ve kablo altyapısı, ULAK’ın milli baz istasyonları ve operatörlerin yatırımlarıyla Türkiye’nin bilişim çağında daha güçlü ve bağımsız bir konuma gelmesi amaçlanıyor.
Yorum Yap